Goodbye My Lover

Aslında uzanıp dizi izleyerek dinlenmeyi planlıyordum nasıl oldu da şarkı paylaşıp iki satır da bir şeyler yazmaya karar verdim bilemiyorum.. Şarkının bu canlı performansı beni çok etkiliyor, nedendir bilinmez.Oysa ki ben james abinin sesini de kendini de bu şarkısını da sevmiyordum belki hala sevmiyorum bilemiyorum(gerçi şarkıyı seviyorum artık ama geleceğim oraya) burada da şu soru aklıma geliyor; acaba şarkıları, şarkıların güzelliğinden mi yoksa şarkılar eşliğinde yaşananlarla yada bağımsız olarak şarkılara yüklediğimiz anlamlardan ötürü mü seviyoruz / sevmeye başlıyoruz? Sanırım yüklenen anlamlar ve yaşanmışlıklar daha değerli kılıyor şarkıları (Aslında her konuda öyle fakat şuan konumuz şarkı smile). 

Her neyse.. Şarkıyı her dinlediğimde ilk sevmeye başladığım an yaşadığım kötü şeyler ve o gün, gün boyu şarkıyı mırıldanışımı hatırlıyorum. Şarkıyı da seviyorum yaşanan her olayın bize kazandırdıklarını da. Yeter bu kadar hadi dinleyin şarkıyı.

Zihniyet / İdrak Farkı

Bu izleyeceğiniz video, Adnan Oktar'ın, Ahmed Hulusi'nin kitaplarında anlattıklarını anlayamayarak yorumlamaya çalışmasından oluşan bir videodur ve videoda söylediklerine de cevap olarak yazının devamında ayet ve hadisleri bulabilirsiniz. Söyleyecek fazla bir şey yok dolayısıyla bu videoyu izleyip, aradaki zihniyet farkına hayranlıkla bakmanızı tavsiye ederim (:

Facebook Yorum Zımbırtısı

Güzelmiş bu facebook ile yorum yap zımbırtısı. Hoş oturup her şeyi yazmaya alışkın bir adamım fakat bir an aklımdan "Olm ne uğraşıyorsun lan yorum morum, bak 3 saniyede 2 satır kod yapıştırıyorsun millet rahatça yorum yapabiliyor" diye geçmedi değil smile 

Ufak tefek sitelerde veritabanıydı koddu moddu uğraşmak yerine hızlıca entegre edilebilir. Zaten büyük sitelerde hem kendi yorumu olmalı, hem facebook yorumu olmalı hem twitter olmalı hem de site uzaya gidebilmeli, niye olmalı olmalı diyip duruyorsam kuralmış gibi :D Bu arada facebook yorumu olmalı demişken, orjinalton ve goldenreiki'ye facebook login yapsam güzel olacak bak o sitelerde bu kesinlikle olmalı tongue-out konudan konuya da atladığıma göre yazıyı burada sonlandırma zamanım gelmiştir. Zaten akşam yemeği vakti de yaklaşıyor gidelim karnımızı doyuralım.. Görüşmek üzere gençler :D

Kendi Kendime Konuşmacalar

Konuşacağım yine kendi kendime smile

Gidiyordum aslında.
Kararımı vermiştim, planımı yapmıştım ve gidiyordum.
Başka bir yerdeydim bugün.
Gitsem bitecekti sanki.
Bir bitiş ya da başlangıçla ilgisi de yoktu aslında ama gitsem bitecekti sanki, öyle hissediyordum.
Gitmedim, gidemedim.
Kendimden bahsederken kullandığım "Bir şey olduysa; böyle olması gerekiyordur der, kabullenir ve yola devam ederim." tanımımı acaba artık kullanmamalı mıyım diye düşünüyorum son zamanlarda.
En azından bazı konularda (:
Evet; hala öyle düşünüyor, inanıyor ve öyle yaşamaya çalışıyorum, fena yönetmiyorum da süreçleri.
Gel gelelimki son birkaç aydır, evren bu tutumumu meydan okuma olarak kabul etmiş de beni sınıyormuş gibi olaylar yaşatyor bana


Anlayamadığım şeyler dışarıda gibi gözükse de kendimdeler aslında.
Algısı açık ve hisleri güçlü bir insan olduğumu düşünüyordum, hatta bunu çokça deneyimlediğim için biliyordum.
Nasıl bu kadar yanlış değerlendirmiş olabilirim her şeyi?
Nasıl bu kadar yanlış tanıdım?
Bu kadar mı kapattım algımı, bu kadar mı kısıtladım farkındalığımı, bütün hislerim bu kadar mı hissizleştirdi beni?
Görmek istediğim ya da umduğum gibi mi değerlendirdim her şeyi?
Bu denli yanılmış olabilir miyim?
Hala, hayır yanılmıyorsun diyor içimdeki ses. Hala yanılıyor muyum =) 
Göreceğim, göreceğiz bakalım.

"İçimiz dışarıya gösterdiğimiz gibi mi?"

Kolaylıkla ve keyifle olur umarım olacak her şey.
Eskiden ne istemem gerektiğinden emindim artık ne istemem gerektiğinden emin değilim.
Biliyorum neyi istemeye devam edersem o oluyor.
Neyi istemeye devam edersen o da oluyor.
Korkulara, endişelere takılı kaldığın bir durumda; korkularını endişelerini gerçekliğe dönüştürüyor evren. Her şeyden sıyrılıp istediğin şeye odaklandığında bu sefer o şey gerçekliğine dönüşüyor. Yine başa dönüyoruz; ne istemeliyim :)