Yoğunluk

Uzunca bir süredir bu kadar yoğun geçmiyordu günlerim, evden çalışıyor olmanın da verdiği rahatlıkla iş planlarımı kendim yapıp mesaimi kafama göre düzenleyebiliyordum fakat bu hafta mesai kafasına göre beni yaptı desem yeridir J Tabii yanlış anlaşılma olmasın, şikayet etmiyorum bu durumdan, tam tersi özlemişim bile. Aynı anda 3-4 projeyle uğraşıp, eş zamanlı birilerine laf yetiştirip, bir yandan da O Ses Türkiye izlemek(dinleyip demek daha doğru olabilir, sesini duyuyorum sadece)  zevkli oluyor. 

Upward Bow(Wheel) Pose - Urdhva Dhanurasana

Bir kaç gündür enerjisizdim yine.. Zaten geçen gün akşama doğru saat 6 gibi kendimden geçmiş, baygınlık geçirircesine uyumuş kalmışım. Uyandığımda saat gece 2 olmuştu embarassed tabii kalkıp saate baktıktan sonra tekrar yatmayı tercih ettim. Bu ayrıntıları neden veriyorum bilemedim bir an. Sanki bir kaç gündür enerjisizim dediğimde kimse bana inanmayacak. İnandırmalıyım herkesi smile 

Bugün enerjim kısmen yerindeydi ben de fırsattan istifade Fiji'nin omuzları açmak ve güçlendirmek için hazırladığı dersi yapmaya karar verdim (https://vimeo.com/82303463). Aslında geriye bükülmeler üzerine çalışmak istiyordum bu sabah fakat, kısa süreli içsel git gel sonrası bu derste karar kıldım(omuzlarım iyice açıldıktan sonra daha rahat backbend yapabileceğim düşüncesinin de etkisi oldu tabii). Ders sonrası pozisyon denemeleri sonrası fotoğraf çekmeye karar verdim ve kullandığım tabletin sesli çekim özelliğinden yararlanayım dedim ama iyi mi ettim bilemedim. Normal şartlar altında "Capture" dediğiniz zaman anında çekiyor fotoğrafı fakat wheel pose sırasındaki aksanımdan kaynaklanıyor olsa gerek, tablete bir türlü fotoğraf çektirtmeyi başaramadım. Kepçır, kapçur, kepçur, gapçır, gapçur v.s. Allah ne verdiyse söylemeye başladım fakat, normalde 5 nefes kadar durduğum pozda fotoğraf aşkına bir hayli uzun kalmaya başladım smile fotoğrafı da artık yorulup git gide aşağı çökmeye başladığım anlardan birinde, tablet sağolsun algıladı ve çekti. Bu da bana ders oldu tabii..

Kendi Kendime Konuşmacalar

Konuşacağım yine kendi kendime smile

Gidiyordum aslında.
Kararımı vermiştim, planımı yapmıştım ve gidiyordum.
Başka bir yerdeydim bugün.
Gitsem bitecekti sanki.
Bir bitiş ya da başlangıçla ilgisi de yoktu aslında ama gitsem bitecekti sanki, öyle hissediyordum.
Gitmedim, gidemedim.
Kendimden bahsederken kullandığım "Bir şey olduysa; böyle olması gerekiyordur der, kabullenir ve yola devam ederim." tanımımı acaba artık kullanmamalı mıyım diye düşünüyorum son zamanlarda.
En azından bazı konularda (:
Evet; hala öyle düşünüyor, inanıyor ve öyle yaşamaya çalışıyorum, fena yönetmiyorum da süreçleri.
Gel gelelimki son birkaç aydır, evren bu tutumumu meydan okuma olarak kabul etmiş de beni sınıyormuş gibi olaylar yaşatyor bana


Anlayamadığım şeyler dışarıda gibi gözükse de kendimdeler aslında.
Algısı açık ve hisleri güçlü bir insan olduğumu düşünüyordum, hatta bunu çokça deneyimlediğim için biliyordum.
Nasıl bu kadar yanlış değerlendirmiş olabilirim her şeyi?
Nasıl bu kadar yanlış tanıdım?
Bu kadar mı kapattım algımı, bu kadar mı kısıtladım farkındalığımı, bütün hislerim bu kadar mı hissizleştirdi beni?
Görmek istediğim ya da umduğum gibi mi değerlendirdim her şeyi?
Bu denli yanılmış olabilir miyim?
Hala, hayır yanılmıyorsun diyor içimdeki ses. Hala yanılıyor muyum =) 
Göreceğim, göreceğiz bakalım.

"İçimiz dışarıya gösterdiğimiz gibi mi?"

Kolaylıkla ve keyifle olur umarım olacak her şey.
Eskiden ne istemem gerektiğinden emindim artık ne istemem gerektiğinden emin değilim.
Biliyorum neyi istemeye devam edersem o oluyor.
Neyi istemeye devam edersen o da oluyor.
Korkulara, endişelere takılı kaldığın bir durumda; korkularını endişelerini gerçekliğe dönüştürüyor evren. Her şeyden sıyrılıp istediğin şeye odaklandığında bu sefer o şey gerçekliğine dönüşüyor. Yine başa dönüyoruz; ne istemeliyim :)